Beyninde 47 Sekme Açıksa Bu Yazı Sana
Son zamanlarda internette her şeyin sebebi biraz “dysregulated nervous system” oldu.
Odaklanamıyorsun. Yoruluyorsun. Küçük şeylere gereğinden fazla sinirleniyorsun. Laptopu kapatıyorsun ama kafan hâlâ açık.
Belki gerçekten regüle olmaya ihtiyacın vardır. Ama bazen daha basit bir açıklama var:
Beyninin aynı anda ilgilenmesi gereken çok fazla şey olabilir.
Mesajlar, mailler, açık sekmeler, bildirimler, toplantılar, ne yiyeceğin, ne giyeceğin, birine dönmeyi unutmamak, arka planda açık Instagram…
Sonra bütün bunların üzerine bir de “daha sakin olmalıyım” diye düşünüyoruz.
Beyne yeni bir görev daha. Harika.
Fazla yüklenmiş bir beyin nasıl hissettirir?
Aynı paragrafı üç kere okumak. Bir odaya girip neden geldiğini unutmak. İş bitmesine rağmen hâlâ “on” hissetmek. Normalde önemsemeyeceğin bir şeye gereğinden fazla sinirlenmek.
Ya da birinin sana çok basit bir soru sormasıyla içinden “bunu da mı ben düşüneceğim?” demek.
Bunların hepsi tek başına sinir sisteminde bir problem olduğu anlamına gelmez. Bazen beynin sadece bütün gün gereğinden fazla input işlemeye çalışıyordur.
Peki biraz yükü nasıl azaltacağız?
1. Her şeyin sana bildirim göndermesine izin verme
Mesajlar, mailler, Instagram, haberler, alışveriş uygulamaları…
Telefonunun bütün gün omzuna dokunup “bir şey daha var” demesine gerçekten gerek yok.
Gerekli olmayan bildirimleri kapat. Çalışırken telefonu biraz uzağa koy.
Dünya dönmeye devam ediyor.
2. Her şeyi seçmeye çalışma
Her sabah ne giyeceğine karar vermek. Her öğünde ne yiyeceğini düşünmek. Hangi sporu yapacağını seçmek. Akşam ne izleyeceğine karar vermek.
Tek tek bakınca küçük şeyler. Toplayınca bütün gün karar veriyorsun.
Sevdiğin üç kahvaltıyı tekrar tekrar ye. İşe yarayan kombinlerini tekrar giy. Bir şeyi sevdiysen yeniden al.
Her gün yeni bir seçenek bulmak zorunda değilsin.
Bazen iyi hayat biraz da neyi sevdiğini bilip tekrar seçmek.
3. Aynı anda beş şey yapmayı bırak
Laptop açık. Telefonda WhatsApp. Arkada podcast. Bir yandan yemek.
Multitasking yapıyor gibi hissediyoruz ama çoğu zaman dikkatimizi sürekli bir yerden diğerine taşıyoruz.
Bir şey yaparken mümkünse sadece onu yap.
Öğle yemeği yerken öğle yemeği ye. Yürürken yürü. Bir arkadaşınla konuşurken telefonu masada ters çevir.
Oldukça devrimsel, biliyoruz.
4. Üzerine rahat bir şeyler giy
Bütün gün yeterince şeyle uğraşıyorsun.
Bir de beli sıkan pantolon, sürekli düzelttiğin sütyen veya varlığını her oturduğunda hatırlatan bir iç çamaşırıyla uğraşmak zorunda değilsin.
Rahatlık bazen sandığımızdan daha basit: bedenine gün boyunca daha az şey düşündürmek.
Üzerinde sürekli düzeltmek, çekiştirmek veya çıkarmak istediğin bir şey varsa değiştir.
Sevdiğin yumuşak tişörtü giy. Rahat pantolonunu seç. İç çamaşırını mümkünse unut.
Zaten Daily Nuuds’u yaratırken bütün mesele biraz buydu.
Giy. Unut. Başka şeyler düşün.
5. Her boşluğu doldurma
Asansörde telefon. Takside telefon. Kahve beklerken telefon. Bir arkadaşımız iki dakika gecikti: telefon.
Beynimizin boş kaldığı her küçük anı başka bir input’la doldurmakta inanılmaz iyiyiz.
Günde birkaç tanesini boş bırak.
Hiçbir şey dinlemeden kısa bir yürüyüş yap. Kahveni alıp beş dakika otur. Bir yere giderken her seferinde podcast açma.
Sıkılmak hâlâ ücretsiz.
Ve dinlenmek için bütün işlerinin bitmesini bekleme. Çünkü bitmeyecek.
Belki de beyninin senden istediği şey yeni bir morning routine, yeni bir supplement veya 12 dakikalık bir vagus nerve videosu değildir.
Belki sadece biraz daha az şeydir.